Darbeli sondaj tekniği ile ilk petrol sondajı 1794 yılında Fransa’da yapılmıştır. İlk karot alma makinesi 1864’de İsviçre’li bir mühendis tarafından yapılırken bugünkü sondaj makinelerinin çalışma prensibini ortaya koyan ilk karot alma makinesi İsveç’li maden mühendisi Craelius tarafından 1885 yılında yapılmıştır. Craelius’la darbeli teknik terk edilerek yavaş yavaş döner sondaja geçilmiştir.
Türkiye’de bilinen en eski sondajlar bir Alman firması tarafından petrol araştırması amacıyla İskenderun’da açılmıştır. Tekirdağ’da açılan bir petrol kuyusunun ardından, hakkında yazılı bilgi bulunan ilk su sondajı 1920 yılında İstanbul’da açılmıştır. 1935 yılında MTA ve EİE’nin kurulması ile sondajcılığın Türkiye’deki gelişimi hızlanmış ve bugünkü seviyeye ulaşmıştır.
.:: Sondaj Makineleri ve Pompalar ::.
Sondaj makinesi kısaca, bir kızağa veya kamyona monteli basit yapılı sondaj donanımı olarak tanımlanabilir. Büyük sondaj donanımlarında ayrı ayrı makinelerce yürütülen işlevler sondaj makinelerinde birleştirilmiş ve bir makine tarafından yapılma olanağı getirilmiştir. Genellikle sığ sondajların açımında kullanılırlar. Döner sondaj donanımında döner masanın yerine sondaj makinelerinde morset bulunur. Sondaj makineleri çoğunlukla etüt, maden ve su amaçlı kullanılırlar. Sondaj makineleri delme yöntemine göre üç gruba ayrılırlar;
- Rotary sondaj makineleri
- Darbeli sondaj makineleri
- Kombine çalışan sondaj makineleri
Ayrıca montaj durumuna göre rotary makineleri üç sınıfa ayırmak mümkündür:
Kızaklı sondaj makineleri: EİE ‘ deki sondaj makinelerinin tamamına yakını bu tiptedir.
Özel amaçlı sondaj makineleri: Bunlardan Hausher sondaj makinelerinin hareketli paletleri vardır. Genellikle akıtma sondajlarında kullanılırlar.
Bindirilmiş sondaj makineleri: Bir kamyon ya da römorka montelidir. EİE ‘ de 2 adettir.
.:: Sondaj Makinelerinin Bölümleri ::.
Tahrik Ünitesi: Güç üniteleri dizel, benzinli, elektrik motorludur. EİE makine parkında bulunan sondaj makinelerinden elektrik motorlu iki Hausher ve üç Diamec –250 dışındakiler dizeldir. 10 adedi su soğutmalı diğerleri hava soğutmalıdır.
Güç Aktarma Organı: Kuru kavramalı tip debriyaj ve şanzımandan oluşur.
Sondaj Ünitesi: Morset kısmı, kedi başı, vinç ve hidrolik kısımdan oluşur.
Kızak: Şase kısmıdır.
Matkap: Sondaj yapılması için gereken en önemli malzemelerden biridir. Toprak(yumuşak, sert, killi vb.) ve taştan (kaya, çakıl vb.) olan zeminler için farklı çeşitleri bulunmaktadır.
.:: Sondajda Kullanılan Pompalar ve Özellikleri ::.
Sondajda dört ayrı grupta yer alan pompalar kullanılmaktadır. Bunlar pistonlu pompalar, santrfüj pompalar, dalgıç pompalar vederin kuyu pompalarıdır. EİE de bunlardan pistonlular kullanılmaktadır. Pistonlu pompalar: Tek pistonlu, iki pistonlu ve üç pistonlu olarak üretilirler. EİE ‘de üç pistonlu (üç katlı) pompalar kullanılmaktadır. Yalnızca enjeksiyon pompaları iki pistonludur. Pistonlu pompaların santrifüjlere nazaran verimleri az ancak basınçları yüksektir. Bu nedenle sondajda tercih edilir. Tripleks pompa dengeli çalışır, hafiftir, parçalara bölünebilir. Enjeksiyon pompaları elektrik motorlu olup diğer pompalar dizel motorlu ve hava soğutmalıdır.
Santrifüj Pompalar: Basınç gereksinimi küçük debisi büyük yerlerde kullanılır. EİE de yoktur.
Dalgıç Pompalar: Elektrikle çalışır. Pompa ve motor suya batarak çalışır.
Derin kuyu pompaları: Emme yüksekliğinin 6–7 m. den büyük olduğu yerlerde kullanılır. Suyun basma özelliğinden yararlanarak çalışır.
Sirkülasyon pompaları: 50–70 Atm basınçta 135–250 lt/dk debide, enjeksiyon pompaları 80 Atm basınçta ve 65 lt/dk debide su basabilmektedir. Tripleks pompaların syrok ayarı bir somun aracılığı ile ayarlanarak 35–45–50 kg/cm kare olarak basınç ayarlaması yapılabilir. Ayarlama sonucu basınç arttıkça debi düşer.
.:: Sondajcılıkta Yapılan Başlıca İşler ::.
Sondajın istenilen noktada yapılabilmesi için ilk olarak fiziki şartların sağlanması gerekir. Bu da ancak sondaj lokasyonuna ulaşmakla ve kullanılacak makine ve ekipmanı nakletmekle gerçekleşebilir. O halde öncelikler şu şekilde olacaktır:
- Yol yapımı
- Platform yapımı
- Nakliyat
- Su temini
- Monte
Sondaj yolunu en az eğimli ve kısa olacak biçimde planlamak nakliyatın kolaylığı için son derece önemlidir.
Platform yeterli genişlikte ve meyilsiz olarak hazırlanmalıdır. Zeminin ıslanıp çamur olmaması için tedbirler alınmalıdır. Nakliyat, bilindiği gibi iş kazalarının meydana geme olasılığının yüksek olduğu bir çalışma sürecidir. Bu nedenle çok dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. Su hattını döşerken hattın dik olması kaygısına kapılmadan en kısa güzergah seçilmelidir. Pompanın gücünü hattın eğiminin değil, kot farkının etkilediği unutulmamalıdır. Monte çalışmasında da açılacak kuyunun derinliği ile orantılı sağlamlık esas alınmalıdır.
Sondajcılıkta yapılan başlıca işler şöylece özetlenebilir:
- Karot veya sediman numune alma işleri
- Yeraltı su seviyelerinin ölçülmesi
- Basınçlı su deneyi yapılması
- Sızma deneyi (permeabilite deneyi) yapılması
- Standart penetrasyon deneyi
- Koni penetrasyon deneyi
- Bozulmamış veya bozulmuş numune alma işleri
- Boya deneyleri
- Kuyu sapmalarının ölçülmesi
- Kuyu saptırma kamalarının kullanılması
- Kuyuların borulanması
.:: Sondajcılıkta Kullanılan Ölçü Birimleri ::.
- DCDMA standardı
- Craelius metrik standardı
- Comecon standardı
Bunlardan ilki Amerikan kökenlidir. BX, NX gibi. İkincisi metrik sistemdir, mm ile söylenir. 76 mm,84 mm gibi. Üçüncüsü de mm ile ifade edilen ve eski Sovyetler Birliği’nde geliştirilmiş bir standarttır. EİE’de Craelius metrik standarda uygun malzemeler kullanılmaktadır.
Sondajcılıkta kullanılan ölçü birimleri ve metrik sistemdeki karşılıkları şu şekildedir:
- İnç(parmak) : 2,54 cm
- Fit(ayak) : 30,48 cm
- Kara mili: 1609,35 m
- Galon: 3,785 lt
- Libre(pound) : 0,453 kl
- 1 Atm: 1 kg/cm: 760 mm-Hg: 10,3 mss
- 0/0 50 eğim: 45 derece
- 1 kw: 1,341 B.G.
- 1 karat: 0,2 gr
Pompaların emme yüksekliği atmosfer basıncı ile ilgilidir. Ortamda hava bulunmasaydı suyu emerek basmak mümkün olmazdı. Emme yüksekliği teorik olarak atmosfer basıncına yani 1 atm. ye eşittir. Bu da 10,3 m’ye tekabül eder. Pratikte bu yükseklik 6–7 m’dir. Yani daha yüksek bir emme düzeyi pompanın görev yapmasına engeldir. |